Tez konusu seçmek bir ilham işi değil, üç adımlı bir eleme işidir: alanı daraltmak, daraltılmış alanı ölçmek ve ölçüm sonucunu yapılabilirlik testinden geçirmek. Bu üç adımın ikincisi çoğu öğrencinin atladığı adımdır, oysa YÖK Ulusal Tez Merkezi sayesinde birkaç dakikada yapılabilir ve konunun daha önce ne kadar çalışıldığını doğrudan gösterir.
Aşağıda her adımı, kendi konunuza uygulayabileceğiniz somut ölçümlerle birlikte bulacaksınız.
Önce takvimi bilin: konuyu ne zaman kesinleştirmeniz gerekiyor?
Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği tezli yüksek lisans için net bir takvim koyar: enstitü anabilim dalı başkanlığı her öğrenci için tez danışmanını en geç birinci yarıyılın sonuna kadar, öğrencinin danışmanıyla birlikte belirlediği tez konusunu da en geç ikinci yarıyılın sonuna kadar enstitüye önerir. Danışman ve konu, enstitü yönetim kurulu onayıyla kesinleşir.
Doktorada süreç farklı işler: yeterlik sınavını başaran öğrenci en geç altı ay içinde araştırmanın amacını, yöntemini ve çalışma planını kapsayan tez önerisini tez izleme komitesi önünde sözlü olarak savunur ve yazılı raporu savunmadan en az on beş gün önce komiteye dağıtır.
Bu tarihlerin pratik anlamı şudur: konu seçimi ikinci yarıyılın son haftasına bırakılacak bir iş değildir. Ölçüm ve yapılabilirlik testi için en az birkaç haftalık bir alan bırakın.
Birinci adım: alandan soruya inmek
“Yapay zekâ” bir alandır, tez konusu değildir. Alandan konuya inmenin en hızlı yolu, dört soruyu sırayla cevaplamaktır.

Kim? Hangi grubu inceliyorsunuz: öğretmenler mi, hemşireler mi, KOBİ yöneticileri mi, lisans öğrencileri mi?
Ne? Bu grupla ilgili hangi olgu ilginizi çekiyor: tutum mu, performans mı, karar süreci mi, deneyim mi?
Nerede? Hangi bağlamda: bir ilde mi, bir kurum türünde mi, bir sektörde mi?
Ne zaman? Hangi dönem: bir dönem mi, bir uygulama öncesi-sonrası mı, kesitsel mi?
Dört soruyu cevapladığınızda elinizde bir konu değil, bir cümle olur. O cümle araştırma sorunuza en yakın hâldir ve bir sonraki adımın girdisidir.
İkinci adım: konuyu ölçün
Bir konunun ne kadar çalışıldığını tahmin etmek yerine ölçebilirsiniz. YÖK Ulusal Tez Merkezi araması, girdiğiniz terimde kaç tez bulunduğunu doğrudan söyler. Aşağıdaki sayılar 14 Ağustos 2026 tarihinde, arama kutusunun varsayılan ayarıyla ölçülmüştür.
| Arama terimi | Bulunan tez sayısı |
|---|---|
| hemşirelik | 20.144 |
| sürdürülebilirlik | 10.041 |
| yapay zeka | 7.243 |
| iş doyumu | 4.593 |
| dijital pazarlama | 700 |
| bibliyometrik analiz | 527 |
| öğretmen tükenmişlik | 34 |
| yapay zeka eğitim | 28 |
| iş doyumu hemşire | 24 |
| sürdürülebilirlik muhasebe | 23 |
Tablodaki asıl bilgi tek tek sayılar değil, sayıların arasındaki farktır. “Yapay zeka” 7.243 tezde geçerken, tek bir kelime eklendiğinde (“yapay zeka eğitim”) sayı 28’e düşer. “İş doyumu” 4.593’ten “iş doyumu hemşire” ile 24’e iner.
Bu, konu daraltmanın niceliksel karşılığıdır: her anlamlı terim, arama sonucunu bir büyüklük mertebesi düşürür. Konunuzu ölçerken kaç terim eklediğinizi ve her eklemede sayının nasıl değiştiğini not edin; bu kayıt, savunmada “konunuzu nasıl daralttınız” sorusunun hazır cevabıdır.
Sayıyı nasıl yorumlarsınız?
Yüksek sayı kötü, düşük sayı iyi değildir. Üç aralık, üç farklı durumu gösterir.
Binlerle ifade edilen sonuçlar. Konunuz henüz bir alan adı düzeyindedir. Bu, bir tez konusu değil, bir literatür bölümü başlığıdır. Daraltmaya devam edin.
Onlarla ifade edilen sonuçlar. Çalışılabilir bir aralıktasınız. Bu sayıdaki tezlerin başlıklarını okumak birkaç saat sürer ve size hem hangi yöntemlerin kullanıldığını hem de hangi boşlukların kaldığını gösterir.
Sıfır sonuç. İki anlama gelebilir ve ikisi birbirinin zıddıdır. Ya gerçekten çalışılmamış bir kesişimi buldunuz ya da arama terimlerinizi o kadar daralttınız ki hiçbir kayıtla eşleşmiyor. Ayırt etmenin yolu, terimlerden birini çıkarıp aramayı tekrarlamaktır. Sayı makul bir değere dönüyorsa sorun daraltmadaydı.
Bir uyarı: arama sonucu çok yüksek olduğunda sistem sonuçların tamamını ekranda göstermez, ancak bulunan kayıt sayısını yine de bildirir. Yani sayıyı okuyabilirsiniz; listenin tamamını göremezsiniz. Aramanın ayrıntılarını Ulusal Tez Merkezi rehberimizde anlattık.
Ölçüm bir tarih taşır
Bu sayılar sabit değildir; veri tabanı sürekli büyür. Somut bir örnek: aynı arama iki gün arayla yapıldığında “hemşirelik” sonucu 20.110’dan 20.144’e çıkmıştır. Yani ölçümünüz, ölçtüğünüz günün fotoğrafıdır.
Pratik sonuç: tez önerinizde bir doygunluk iddiası yazacaksanız ölçüm tarihini de yazın. “14 Ağustos 2026 itibarıyla YÖK Ulusal Tez Merkezi’nde bu terimle 24 kayıt bulunmaktadır” cümlesi doğrulanabilir; tarihsiz hâli doğrulanamaz.
Ölçümü kendiniz nasıl yaparsınız?
Yukarıdaki tabloyu okumak yerine kendi konunuzla aynı işlemi yapmanız gerekir; işlem beş dakikadan kısa sürer.
Birinci adım: Ulusal Tez Merkezi’nin arama sayfasını açın ve alan adı düzeyindeki en geniş teriminizi yazın. Bu, karşılaştırma yapacağınız taban sayıdır.
İkinci adım: Aynı aramaya ikinci bir terim ekleyin ve yeni sayıyı not edin. Sayı düşmüyorsa eklediğiniz terim ayırt edici değildir; başka bir terim deneyin.
Üçüncü adım: Üçüncü terimi ekleyin. Çoğu konuda burada onlu sayılara inersiniz.
Dördüncü adım: Kalan kayıtların başlıklarını okuyun. Okuduğunuz her başlığı üç kutudan birine atın: “benim yapacağımla aynı”, “yakın ama farklı”, “ilgisiz”. Birinci kutu doluyorsa konuyu değiştirmeniz gerekir; ikinci kutu doluysa doğru yerdesiniz demektir.
Beşinci adım: İkinci kutudaki üç tezi açıp yöntem bölümlerine bakın. Hangi ölçekleri kullanmışlar, kaç kişiye ulaşmışlar, hangi sınırlılıkları yazmışlar? Bu üç okuma, kendi yöntem bölümünüzün taslağını fiilen hazırlar.
Bu beş adım aynı zamanda literatür taramanızın ilk saatidir; ayrı bir iş değildir. Taramanın tamamını literatür taraması rehberimizde anlattık.
Üçüncü adım: yapılabilirlik testi
Ölçüm size konunun boş olup olmadığını söyler; bitirilebilir olup olmadığını söylemez. Dört soruluk bir test bunu ortaya çıkarır.

Veriye erişebiliyor musunuz? Bir kurumda anket yapacaksanız izin almanız gerekir ve izin süreci haftalar sürebilir. Hazır bir veri setiyle çalışacaksanız o setin gerçekten indirilebilir olduğunu şimdi kontrol edin.
Etik kurul onayı gerekiyor mu? İnsanlardan veri topluyorsanız gerekir. Onay süreci takvime dâhil edilmelidir; sonradan hatırlanan bir adım değildir.
Danışmanınızın alanı mı? Danışmanın uzmanlık alanına yakın bir konu, revizyon döngülerini kısaltır. Uzak bir konu, her toplantıda daha fazla açıklama gerektirir.
Süre yetiyor mu? Tezli yüksek lisansta program dört yarıyıl, azami süre altı yarıyıldır. Uzunlamasına bir tasarım (aynı gruba altı ay arayla iki ölçüm) bu takvimde risklidir.
Bu dört soruya verilen “hayır” cevapları, konunun kötü olduğunu göstermez; tasarımın değişmesi gerektiğini gösterir.
Konu ararken nereye bakmalısınız?
Boş bir sayfaya bakarak konu bulunmaz. Fikir üreten üç kaynak vardır ve üçü de zaten elinizin altındadır.
Okuduğunuz tezlerin “öneriler” bölümü. Her tez, sonuç bölümünde gelecek araştırmalara öneri yazar. Bu satırlar, alanın kendi içinden gelen ve zaten gerekçelendirilmiş konu önerileridir. Üç tez okuyup yalnızca bu bölümleri not almak, bir saatte on konu adayı üretir.
Çalıştığınız veya staj yaptığınız kurum. Uygulamada karşılaştığınız bir sorun, hem erişebildiğiniz bir saha hem de gerçekten önemli bir soru sunar. Erişim sorununu baştan çözmüş olmanız, yapılabilirlik testinin en zor maddesini geçmiş olmanız demektir.
Alanınızdaki güncel mevzuat ve uygulama değişiklikleri. Yeni bir düzenleme, uygulamada bir öncesi-sonrası karşılaştırması yapma imkânı yaratır ve bu tür çalışmalar doğal olarak özgün olur, çünkü değişiklik yenidir.
Üç kaynağın ortak yanı şudur: hiçbiri “ilham” gerektirmez. Konu bulmak bir arama işidir ve aramanın nerede yapılacağı bellidir.
Konu seçiminde beş yaygın tuzak
Birinci tuzak: ilgi çekici ama ölçülemeyen konu. Kavram güzel, ama ölçüsü yoksa yöntem bölümü yazılamaz. Konuyu seçmeden önce “bunu neyle ölçeceğim” sorusunu cevaplayın.
İkinci tuzak: veri setine göre konu seçmek. Elinizde bir veri seti olması, o verinin bir araştırma sorusu ürettiği anlamına gelmez. Soru veriden değil, literatürdeki boşluktan çıkar.
Üçüncü tuzak: çok yeni konu. Literatürü henüz oluşmamış bir konuda tez yazmak, literatür bölümünde dayanacağınız çalışma bulamamak demektir. Ölçümde çok düşük sayılar bu riski işaret eder.
Dördüncü tuzak: iki tezlik konu. Hem bir ölçek geliştirip hem de o ölçekle geniş bir alan araştırması yapmak, bir tez süresine sığmaz. Bir konu, bir soru.
Beşinci tuzak: başkasının konusunu küçük değişiklikle almak. Bir tezin örneklemini değiştirip aynı çalışmayı tekrarlamak, savunmada “özgün katkınız nedir” sorusunu doğurur ve bu sorunun cevabı hazır değilse süreç uzar.
Konudan araştırma sorusuna geçiş
Konu bir başlıktır; araştırma sorusu ise cevaplanabilir bir cümledir. İyi bir araştırma sorusunun üç özelliği vardır: değişkenleri bellidir, kapsamı sınırlıdır ve bir yöntemle cevaplanabilir.
Basit bir dönüştürme yöntemi vardır. Konunuzu şu kalıba oturtun: “Hangi grupta, hangi değişken ile hangi değişken arasında hangi bağlamda nasıl bir ilişki vardır?” Kalıba oturmuyorsa konu henüz yeterince dar değildir.
Nitel bir çalışma planlıyorsanız kalıp biraz değişir: “Hangi grup, hangi olguyu hangi bağlamda nasıl deneyimlemektedir?” Değişken yerine olgu ve deneyim geçer, ama sınırlılık koşulu aynı kalır.
Hangi yöntemin hangi soruya uygun olduğunu görmek için Türkiye’de tezlerde kullanılan araştırma yöntemleri ölçümümüze bakabilirsiniz.
Konuyu danışmanınıza nasıl sunarsınız?
Danışman görüşmesine bir konu adıyla gitmek yerine tek sayfalık bir özetle gitmek, kararı hızlandırır. Özette şunlar bulunmalıdır: araştırma sorusu, neden önemli olduğu, hangi yöntemle cevaplanacağı, verinin nereden geleceği ve doygunluk ölçümünüzün sonucu.
Bu sayfa aynı zamanda tez önerinizin iskeletidir. Danışmanınız konuyu değiştirse bile, bu yapıyı yeni konuya uygulamak birkaç saat sürer; oysa yapısız bir görüşme her seferinde sıfırdan başlar.
Bulduğunuz kaynakları bu aşamada düzenli tutmak da işinizi kolaylaştırır; künye düzenini APA 7 kaynakça rehberimizde bulabilirsiniz.
Konu belli, şimdi yazmaya başlayın
Konuyu daralttıysanız, ölçtüyseniz ve yapılabilirlik testinden geçirdiyseniz elinizde bir tez önerisinin bütün parçaları var demektir. Kalan iş, bu parçaları bir metne dönüştürmektir.
Tesify ile tezinizin bölümlerini oluşturmaya başlayabilirsiniz ve konu özetinizi doğrudan giriş bölümünün iskeletine dönüştürebilirsiniz. Soru sizin sorunuz, karar sizin kararınızdır.
Sık sorulan sorular
Tez konusunu ne zaman kesinleştirmem gerekiyor?
Tezli yüksek lisansta danışman en geç birinci yarıyıl sonuna, tez konusu en geç ikinci yarıyıl sonuna kadar enstitüye önerilir ve enstitü yönetim kurulu onayıyla kesinleşir.
Konumun daha önce çalışılıp çalışılmadığını nasıl ölçerim?
YÖK Ulusal Tez Merkezi’nde arama yapın ve bulunan kayıt sayısını not edin. Terim ekleyip çıkararak sayının nasıl değiştiğine bakın.
Kaç tez çıkması iyi bir işarettir?
Onlarla ifade edilen bir sonuç genellikle çalışılabilir bir aralığı gösterir. Binlerle ifade edilen sonuçlar konunun hâlâ çok geniş olduğunu söyler.
Sıfır sonuç almak iyi mi kötü mü?
Belirsizdir. Ya gerçekten boş bir kesişimdir ya da aramanız aşırı daraltılmıştır. Bir terim çıkarıp tekrar arayarak ayırt edin.
Aynı konuyu farklı örneklemle çalışabilir miyim?
Çalışabilirsiniz ama özgün katkınızı açıkça tanımlamanız gerekir. Yalnızca örneklem değişikliği, savunmada en çok sorgulanan gerekçedir.
Danışmanım konu önerirse kabul etmek zorunda mıyım?
Zorunda değilsiniz ama danışmanın uzmanlık alanına yakın konular süreci hızlandırır. Öneriyi kendi ilginizle birleştirmeye çalışın.
Etik kurul onayı konu seçimini etkiler mi?
Evet. İnsanlardan veri toplayan tasarımlar onay süreci gerektirir ve bu süre takvime eklenmelidir.
Doktorada tez önerisi ne zaman savunuluyor?
Yeterlik sınavını başaran öğrenci en geç altı ay içinde tez önerisini tez izleme komitesi önünde savunur; yazılı raporu en az on beş gün önce dağıtır.
Ölçtüğüm sayıyı tez önerimde kullanabilir miyim?
Kullanabilirsiniz. Ölçüm tarihini ve arama terimini birlikte yazın; aksi hâlde iddia doğrulanamaz.
Konumu sonradan değiştirebilir miyim?
Konu enstitü yönetim kurulu onayıyla kesinleşir; değişiklik de aynı yolla yapılır. Ancak değişiklik takvim kaybı anlamına gelir, bu yüzden ilk kararı ölçerek verin.
