Tezinizdeki bir sayıyı veya mevzuat hükmünü nasıl doğrularsınız? (2026)

Tez jürisinin en kolay yakaladığı hata, yanlış aktarılmış bir kanun maddesi veya kaynağı belirsiz bir rakamdır. Bu tür hatalar genellikle kötü niyetten değil, ikinci elden alınan bilginin hiç doğrulanmamasından kaynaklanır. Aşağıdaki kontroller, tezinize giren her sayının ve her hükmün birincil kaynağa dayanmasını sağlar.

Neden ikincil kaynak yeterli değildir?

Bir blog yazısında, bir haber metninde veya başka bir tezde gördüğünüz bilgi, o metnin yazarının yorumundan geçmiştir. Aktarım sırasında tarih kayabilir, sayı yuvarlanabilir, kurumun adı eskimiş olabilir.

Daha da önemlisi, hatalı bir aktarım zincirleme çoğalır. Bir tez yanlış bir madde numarası yazar, sonraki tez ondan alıntılar, üçüncüsü ikincisinden. Birkaç yıl içinde hiç var olmamış bir hüküm, onlarca çalışmada dolaşır hâle gelir.

Tek çözüm, zincirin başına gitmektir. Türkiye’de mevzuat için bunun anlamı Resmî Gazete’dir.

Bir kanun veya yönetmelik hükmünü nasıl doğrularsınız?

Doğrulamanın hedefi şu dört bilgiyi birincil kaynaktan görmektir: metnin tam sözü, yayımlandığı tarih, Resmî Gazete sayısı ve düzenlemenin numarası.

İzlenecek yol şudur. Önce düzenlemenin yayım tarihini öğrenin. Sonra Resmî Gazete’nin ilgili tarihli sayısını açın. O günün içindekiler listesinden düzenlemenin başlığını bulun ve tam metne geçin. Metni kendi gözünüzle okuyun ve alıntılayacağınız cümleyi oradan kopyalayın.

Somut bir örnek üzerinden gidelim. Lisansüstü tezlerin ulusal arşivde erişime açılmasının dayanağı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na eklenen Ek 40. maddedir. Bu madde 6 Mart 2018 tarihli ve 30352 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7100 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle eklenmiştir ve şu hükmü getirir: lisansüstü tezler, yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından gizlilik kararı alınmadıkça, bilime katkı sağlamak amacıyla Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi tarafından elektronik ortamda erişime açılır.

Bu cümleyi tezinize yazarken elinizde dört bilgi birden bulunmalıdır: kanun numarası, kabul tarihi, Resmî Gazete tarihi ve sayısı. Dördü birden verildiğinde okuyucu aynı metne birkaç dakikada ulaşabilir; biri eksik olduğunda iddianız doğrulanamaz hâle gelir.

Tez için resmî veri seti seçerken kullanılan ölçüt listesi
Bir kaynağı kullanmadan önce açılıp açılmadığını ve gerçekten aradığınız belge olduğunu doğrulayın.

Yürürlükte olup olmadığını kontrol ettiniz mi?

Bir hükmü doğru aktarmak yeterli değildir; hâlâ yürürlükte olduğundan da emin olmanız gerekir. Mevzuat değişir, maddeler yürürlükten kaldırılır, ibareler başka ibarelerle değiştirilir.

Bu yüzden bir düzenlemeyi kullanmadan önce daha sonra yapılmış değişiklik olup olmadığına bakın. Özellikle birkaç yıldan eski düzenlemelerde bu kontrol zorunludur. Yürürlükten kalkmış bir hükmü güncelmiş gibi aktarmak, yanlış madde numarası yazmakla aynı ağırlıkta bir hatadır.

Kurum adları değişir: dağılmış kurum tuzağı

Akademik metinlerde sık görülen ve fark edilmesi zor bir hata, artık var olmayan bir kurumun adını güncelmiş gibi kullanmaktır. Kurumlar birleşir, ad değiştirir, başka bakanlıklara bağlanır.

Bu hata özellikle inatçıdır çünkü eski ad literatürde yıllarca dolaşmaya devam eder. Kaynakçanızda 2015 tarihli bir çalışma eski adı kullanıyorsa bu doğrudur; ama siz 2026’da yazarken aynı adı bugünkü kurum için kullanırsanız hata yaparsınız.

Pratik kural şudur: bir kurumun adını bugüne ilişkin bir cümlede kullanacaksanız, kurumun kendi resmî sitesini açıp adını oradan okuyun. Sitenin alt bilgisindeki telif satırı ve “hakkımızda” sayfası en güvenilir yerlerdir. Tarihsel bir cümlede eski adı kullanmak ise doğrudur ve gereklidir; ayrım, cümlenin hangi zamana ait olduğudur.

Açılan her sayfa gerçek bir kaynak değildir

Bir bağlantının açılması, aradığınız belgenin orada olduğu anlamına gelmez. Üç yaygın durum, deneyimli araştırmacıları bile yanıltır.

Boş görünen resmî portallar. Bazı kurumsal veri portalları içeriği tarayıcıda sonradan yükler. Sayfa açılır ama metin yoktur; kaynağı görüntülediğinizde neredeyse hiçbir okunabilir içerik bulunmaz. Böyle bir sayfadan sayı almak mümkün değildir. Bu durumda kurumun yayımladığı rapor veya bülten dosyalarını aramak gerekir.

Bulunamadı sayfaları. Bazı siteler var olmayan bir adres istediğinizde hata vermek yerine, tasarımı tam ve dolu görünen bir “sayfa bulunamadı” ekranı gösterir. Sayfa uzun ve zengin göründüğü için doğru yerde olduğunuzu sanırsınız. Başlığı okumak bu yanılgıyı hemen çözer.

Her adrese aynı yanıtı veren sistemler. Bazı arama sistemleri, sorduğunuz belge yoksa bile genel bir ekran döndürür. İki farklı belge numarası için aynı içeriği görüyorsanız, sistem size belge değil şablon gösteriyordur.

Üçüne karşı tek bir alışkanlık yeterlidir: sayfanın başlığını okuyun ve aradığınız belgenin adının metin içinde gerçekten geçtiğini doğrulayın.

Adres tahmin etmeyin

Bir belgenin adresini mantık yürüterek tahmin etmek cazip görünür ama tehlikelidir. Sıralı numara kullanan sistemlerde tahmin edilen bir adres çoğu zaman gerçek ama yanlış bir belge döndürür.

Bu, hatanın en sinsi türüdür: karşınızda gerçek bir resmî belge vardır, dolayısıyla hata yaptığınızı gösteren hiçbir işaret yoktur. Ancak o belge aradığınız belge değildir.

Doğru yöntem, belgeye her zaman onu yayımlayan kurumun kendi listesinden veya arama sayfasından ulaşmaktır. Bir tık fazladan sürer ve yanlış belge alıntılama riskini ortadan kaldırır.

Sayıları aktarırken dört bilgi zorunludur

Bir rakamı tezinize yazarken şu dördü birlikte verin: sayının kaynağı, ait olduğu yıl veya tarih, hangi birimle ölçüldüğü ve hangi kapsamı içerdiği.

Kapsam en sık atlanan bilgidir ve en çok yanlış anlaşılmaya yol açar. “Öğrenci sayısı” ifadesi kayıtlı öğrenciyi mi, aktif öğrenciyi mi, yoksa mezun olanı mı kastediyor? Aynı kurum farklı tanımlarla farklı sayılar yayımlayabilir ve iki sayıyı karşılaştırmak, tanımlar farklıysa anlamsızdır.

Veri tabanı üzerinden yaptığınız kendi ölçümlerinizde ise arama yöntemini ve tarama tarihini de belirtmeniz gerekir. Bu tür ölçümlerin nasıl raporlanacağını tezlerde araştırma yöntemleri ölçümümüzde örnekleriyle gösterdik.

Sayılarla çalışırken üç ölçüm tuzağı

Bulunan sayı ile gösterilen sayıyı karıştırmak. Pek çok arama sistemi kaç kayıt bulduğunu ayrı, kaçını ekranda gösterdiğini ayrı bildirir. Listeyi sayarak toplam elde edemezsiniz.

Örtüşen kategorileri toplamak. Bir kayıt birden fazla kategoriye girebiliyorsa kategorilerin toplamı, toplam kayıt sayısından büyük çıkar. Böyle sayıları toplamak mükerrer sayım üretir.

Bir arama sonucunu sayaç sanmak. Bazı sistemler belli bir sayının üzerindeki sonuçları göstermez ve hep aynı üst sayıyı bildirir. Bir sayacın gerçek olup olmadığını anlamanın yolu basittir: bir filtre ekleyin ve sayının düşüp düşmediğine bakın. Düşmüyorsa o bir sayaç değil, bir tavandır.

İki kaynak çelişirse ne yaparsınız?

Aynı olguya ilişkin iki resmî kaynağın farklı sayılar vermesi sık görülür ve çoğu zaman bir hata değildir. Genellikle üç nedenden biri iş başındadır.

Birincisi tanım farkıdır: iki kurum aynı adı taşıyan iki farklı şeyi ölçüyordur. İkincisi referans tarihidir: sayılar farklı kesit tarihlerine aittir. Üçüncüsü revizyondur: kurum ilk yayımladığı geçici veriyi sonradan güncellemiştir.

Doğru davranış, birini seçip diğerini görmezden gelmek değildir. İki sayıyı da verin, farkın nereden geldiğini bir cümleyle açıklayın ve hangisini neden kullandığınızı belirtin. Bu, zayıflık değil metodolojik olgunluk göstergesidir ve jüri bunu olumlu değerlendirir.

Ne kadar doğrulama yeterlidir?

Her cümleyi birincil kaynağa götürmek gerekmez; gereken şey riskin büyüklüğüne göre orantılı davranmaktır.

Yüksek riskli ifadeler mutlaka birincil kaynaktan doğrulanmalıdır: kanun ve yönetmelik hükümleri, kurum adları, resmî istatistikler, tarihler ve sayısal iddialar. Bunlar yanlış olduğunda savunmada doğrudan sorulur.

Orta riskli ifadeler, alandaki yerleşik kuramsal tanımlardır; bunları asıl kaynağından okumanız beklenir ama ikincil bir derlemeden yararlanmanız olağandır. Düşük riskli ifadeler ise genel bağlam cümleleridir.

Zaman kısıtlıysa doğrulama emeğinizi tamamen yüksek riskli gruba ayırın. Tek bir yanlış madde numarası, on doğru paragrafın güvenilirliğini gölgeler.

Doğrulama kayıtlarınızı nasıl tutmalısınız?

Doğruladığınız her kaynağı, doğruladığınız anda kaydedin. Kaydınızda şunlar bulunsun: belgenin tam adı, yayım tarihi ve numarası, ulaştığınız adres ve doğrulama tarihi.

Bu kayıt iki işe yarar. Birincisi, aylar sonra savunmaya hazırlanırken her iddianın nereden geldiğini saniyeler içinde bulursunuz. İkincisi, jüriden bir düzeltme geldiğinde ilgili yeri baştan araştırmanız gerekmez.

Kaynak kayıtlarını taramanın ilk gününden itibaren düzenli tutmanın yollarını literatür taraması rehberimizde anlattık.

Yapay zekâ çıktılarını doğrulamak neden ayrı bir dikkat ister?

Yapay zekâ araçları akıcı ve inandırıcı künyeler üretebilir. Sorun şudur: bu künyeler biçim olarak kusursuz görünse bile var olmayan bir çalışmaya işaret edebilir.

Böyle bir atıf, benzerlik raporundan da sorunsuz geçer, çünkü rapor yalnızca metin örtüşmesini ölçer. Bu ilişkiyi benzerlik oranı yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.

Uygulanacak kural nettir: bir aracın verdiği her künyeyi, kaynağı gerçekten açarak doğrulayın. Yazarı, yılı, başlığı ve yayın yerini kendi gözünüzle görmeden kaynakçanıza eklemeyin.

Yazmadan önce çalıştırılacak kontrol listesi

  1. Bu bilgi birincil kaynaktan mı geliyor?
  2. Kaynağı gerçekten açtım ve aradığım belge olduğunu doğruladım mı?
  3. Düzenleme hâlâ yürürlükte mi?
  4. Kurumun bugünkü adı bu mu?
  5. Sayının yılı, birimi ve kapsamı belli mi?
  6. Kendi ölçümümse yöntemi ve tarihi yazdım mı?
  7. Künyeyi kaynakçama eksiksiz geçirdim mi?

Bu listeyi yüksek riskli her iddia için uygulamak birkaç dakika sürer ve savunmada karşılaşacağınız en sert soruların çoğunu baştan ortadan kaldırır.

Doğrulanmış kaynaklarınızı düzenli bir metne dönüştürme aşamasında destek almak isterseniz Tesify ile tezinizin bölümlerini oluşturmaya başlayabilirsiniz. Doğrulama kararı ve son metnin sorumluluğu her zaman size aittir.

Sık sorulan sorular

Mevzuatı hangi kaynaktan doğrulamalıyım?

Birincil kaynak Resmî Gazete’dir. Düzenlemenin yayım tarihli sayısını açıp tam metni oradan okuyun.

Bir hükmü alıntılarken hangi bilgileri vermeliyim?

Düzenlemenin numarası, madde numarası, Resmî Gazete tarihi ve sayısı birlikte verilmelidir.

Düzenlemenin yürürlükte olduğunu nasıl anlarım?

Sonradan yapılmış değişiklik veya yürürlükten kaldırma işlemi olup olmadığını kontrol etmeniz gerekir.

Kurumun adı değişmişse hangisini yazmalıyım?

Bugüne ilişkin cümlelerde güncel adı, tarihsel cümlelerde o dönemki adı kullanın.

Kurumun güncel adını nereden öğrenirim?

Kurumun kendi resmî sitesinden; alt bilgideki telif satırı ve kurumsal tanıtım sayfası en güvenilir yerlerdir.

Sayfa açıldı ama içerik boş görünüyor, ne yapmalıyım?

İçerik tarayıcıda sonradan yükleniyor olabilir. Kurumun yayımladığı rapor veya bülten dosyalarını arayın.

Zengin görünen bir sayfa neden yanlış olabilir?

Bazı siteler var olmayan adresler için tasarımı tam bir “bulunamadı” sayfası gösterir. Sayfa başlığını okumak bunu ortaya çıkarır.

Belge adresini tahmin edebilir miyim?

Etmeyin. Sıralı numara kullanan sistemlerde tahmin, gerçek ama yanlış bir belge döndürebilir ve hatanın hiçbir işareti olmaz.

Bir sayacın gerçek olduğunu nasıl test ederim?

Bir filtre ekleyin. Sayı düşüyorsa gerçek bir sayaçtır; değişmiyorsa bir üst sınır görüyorsunuz demektir.

Kategorileri toplayabilir miyim?

Bir kayıt birden fazla kategoriye girebiliyorsa hayır. Toplam, mükerrer sayım üretir.

İki resmî kaynak farklı sayı veriyorsa hangisini kullanmalıyım?

İkisini de verin ve farkın nedenini açıklayın. Fark genellikle tanım, referans tarihi veya revizyondan kaynaklanır.

Her cümleyi doğrulamak zorunda mıyım?

Hayır. Emeğinizi yüksek riskli ifadelere ayırın: hükümler, kurum adları, tarihler ve sayısal iddialar.

Yapay zekânın verdiği künyeler neden ayrıca doğrulanmalı?

Biçimi kusursuz görünen bir künye var olmayan bir çalışmaya işaret edebilir ve benzerlik raporundan da sorunsuz geçer.

Doğrulama kayıtlarımda ne bulunmalı?

Belgenin tam adı, yayım tarihi ve numarası, ulaştığınız adres ve doğrulama tarihi.

İkincil kaynak hiç kullanılmaz mı?

Kullanılır, ancak yüksek riskli iddialarda asıl kaynağa inmek gerekir. İkincil kaynak yol gösterir, kanıt oluşturmaz.