Tez savunmasında sorulan soruların neredeyse tamamı üç yerden gelir: metninizde gerekçesini yazmadığınız kararlar, eksik raporladığınız ayrıntılar ve fazla iddia ettiğiniz cümleler. Jüri sizi alanın tamamından sınamaz; kendi tezinizde verdiğiniz kararların hesabını sorar. Bu yüzden soru bankası, tezinizin bölümlerinden çıkarılabilir.
Aşağıda soruları iki eksende topladık: tezin bölümüne göre ve jüri üyesinin rolüne göre. İkisini birlikte kullanırsanız, savunmada karşınıza çıkacakların büyük bölümünü önceden yazılı hâle getirmiş olursunuz.
Sorular neden tahmin edilebilir?

Çünkü jüri, savunmadan önce tezinizi okur ve okurken not aldığı yerler bellidir: bir seçimin neden yapıldığının yazılmadığı satırlar, bir sayının nereden geldiğinin belirsiz kaldığı yerler ve bulguların taşıyabileceğinden fazlasını iddia eden cümleler.
Bunun pratik sonucu şudur: kendi tezinizi bir jüri üyesi gibi okuyarak soru bankanızı kendiniz üretebilirsiniz. Her bölümü okurken tek bir soru sorun — “burada bir karar verdim mi, verdiysem gerekçesini yazdım mı?” Gerekçesi yazılmamış her karar, muhtemel bir sorudur.
Somut bir örnek: yöntem bölümünüzde “ölçek 5’li Likert tipinde uygulanmıştır” yazıyorsa, orada gizli bir karar vardır — özgün ölçek 7’li ise neden 5’e indirdiniz, indirmediyseniz neden belirtme gereği duydunuz? Aynı biçimde “katılımcılara çevrim içi form yoluyla ulaşılmıştır” cümlesi, seçim yanlılığı sorusunu doğrudan davet eder. Bu cümleleri yazarken kendinize sorun: bir okuyucu burada “neden” diye sorabilir mi? Sorabiliyorsa, cevabı bir yan cümleyle metne ekleyin. Metne eklenen her gerekçe, savunmadan bir soru eksiltir.
Savunmanın neden bir biçimsellik değil, metnin gerçekten size ait olduğunun sınandığı yer olduğunu tez yazdırma hizmeti ve mevzuat yazımızda ayrıca tartıştık. Jürinin nasıl oluştuğu ve kaç kişiden meydana geldiği ise tez ile bitirme projesi farkı yazımızda anlatılıyor.
Bölüme göre soru bankası

Giriş ve problem
- Bu çalışmayı neden yaptınız; alandaki hangi boşluğu dolduruyor?
- Araştırma sorunuzu tek cümleyle söyleyebilir misiniz?
- Konuyu neden bu sınırlar içinde tuttunuz; neden daha geniş ya da daha dar değil?
- Çalışmanız yapılmasaydı ne eksik kalırdı?
Literatür
- Alandaki en güncel çalışma hangisi ve sizinkiyle ilişkisi ne?
- Sizin bulgularınızla çelişen bir çalışma var mı; varsa nasıl açıklıyorsunuz?
- Kuramsal çerçeveyi neden bu yaklaşımdan seçtiniz?
Yöntem — soruların en yoğun geldiği bölüm
- Bu araştırma desenini neden seçtiniz; alternatifi neydi?
- Örneklem büyüklüğünüzü neye göre belirlediniz?
- Katılımcılara nasıl ulaştınız; seçim yanlılığı riski var mı?
- Ölçme aracını neden bu araç olarak seçtiniz; uyarlama yaptıysanız izni aldınız mı?
- Güvenirlik katsayınız kaç, kaç madde üzerinden hesaplandı?
- Varsayımları kontrol ettiniz mi; sonuç ne çıktı?
- Bu testi neden seçtiniz; varsayım karşılanmasaydı ne yapardınız?
- Etik kurul izniniz hangi tarihli ve neyi kapsıyor?
Bulgular
- En önemli bulgunuz hangisi ve neden?
- Beklemediğiniz bir sonuç çıktı mı; nasıl yorumluyorsunuz?
- Etki büyüklüğünüz ne; sonuç uygulamada da anlamlı mı?
- Anlamsız çıkan analizler için ne düşünüyorsunuz?
Tartışma, sonuç ve sınırlılıklar
- Bulgularınız literatürle uyumlu mu; değilse neden?
- Çalışmanızın en büyük sınırlılığı ne?
- Bugün baştan başlasanız neyi farklı yapardınız?
- Bu çalışmanın devamı ne olmalı?
Yöntem bölümünün ağırlığı tesadüf değildir: bir tezin savunulabilirliği büyük ölçüde yöntem kararlarının gerekçelendirilmiş olmasına bağlıdır. Örneklem sayısını nasıl gerekçelendireceğinizi örneklem büyüklüğü rehberimizde, güvenirlik katsayısını nasıl savunacağınızı Cronbach alfa yazımızda, varsayım sorusunun cevabını ise normallik varsayımı yazımızda bulabilirsiniz.
Jüri rolüne göre ne sorulur?

Jüri tek bir ses değildir. Üyeler tezinizi farklı yerlerinden tutar ve bunu bilmek hazırlığınızı hedefler:
| Rol | Nereden bakar | Tipik sorusu |
|---|---|---|
| Danışmanınız | Süreci bilir; sizi konuşturmak ve güçlü yanınızı öne çıkarmak ister. | “Bu bulgunun alana katkısını biraz açar mısınız?” |
| Alan içi üye | İçeriği ve literatürü sınar; sizin bilmediğiniz bir çalışmayı biliyor olabilir. | “Şu çalışmanın bulgusuyla sizinki neden ayrışıyor?” |
| Alan dışı / yöntem ağırlıklı üye | Konuya yabancıdır, bu yüzden kurguyu sınar: tanımlar, ölçüm, analiz tutarlılığı. | “Bu kavramı tam olarak nasıl ölçtünüz?” |
En çok hazırlıksız yakalanan üçüncüsüdür. Alan dışı üye, sizin alanınızda “herkesin bildiği” kabul ettiğiniz şeyi sorar — ve o kabul, tezinizde hiçbir yerde tanımlanmamıştır. Hazırlık yöntemi basittir: tezinizin anahtar kavramlarını, alanınızı bilmeyen birine bir cümleyle anlatabiliyor musunuz? Anlatamıyorsanız o kavram bir sorudur.
En zor üç soru ve nasıl karşılanır
- “Bu çalışmanın özgün katkısı ne?” Alçakgönüllülük burada işe yaramaz. Tek cümlelik, somut bir katkı ifadesi hazırlayın: hangi bağlamda, hangi soruya, ilk kez ne yanıt verdiğiniz. “Literatüre katkı sağlamaktadır” cevabı boştur.
- “Neden bu yöntemi seçtiniz?” Doğru cevabın iki parçası vardır: seçtiğinizin sorunuza neden uygun olduğu ve alternatifini neden elemediğiniz. İkinci parça çoğu adayda eksiktir ve tam olarak orası kurcalanır.
- “Sınırlılığınız ne?” Bu bir tuzak değil, bir davettir. Gerçek bir sınırlılığı kendiniz söylerseniz konuşmanın yönünü siz belirlersiniz; “önemli bir sınırlılık yok” derseniz jüri size bir tane bulur.
Cevabını bilmediğiniz bir soru gelirse
Gelecektir ve bu normaldir. Yapılacak şey bellidir:
- Uydurmayın. Savunmada yakalanan tek bir uydurma cevap, doğru cevapladığınız on sorunun etkisini siler.
- Bilmediğinizi kabul edin ve düşünme yönünüzü söyleyin. “Bunu bu açıdan değerlendirmemiştim; verilerimle şu şekilde kontrol edilebilir” cevabı, akademik olgunluk göstergesidir.
- Not alın. Soruyu yazmak hem düzeltmeler için işinize yarar hem de soruyu ciddiye aldığınızı gösterir.
- Soruyu anlamadıysanız sorun. “Şunu mu kastediyorsunuz?” demek, yanlış soruya doğru cevap vermekten iyidir.
Ve savunmanın hiç konuşulmayan gerçeği: jüri sizi düşürmeye çalışmıyor. Sorular, metnin sizin olduğunu ve kararlarınızın arkasında durabildiğinizi görmek içindir. Bunu bilmek, salona giriş biçiminizi değiştirir.
Soru bankanızı nasıl çalışırsınız?
Listeyi okumak yeterli değildir; cevapları yüksek sesle kurmanız gerekir. İşleyen yöntem şudur:
- Yukarıdaki soruları kendi tezinize uyarlayarak yazın; her birinin altına üç cümlelik bir cevap kurun. Üç cümle, hem yeterli hem de savunmada dağılmayacak kadar kısadır.
- Cevaplarınızı sesli tekrarlayın. Yazdığınızda akan bir cümle, söylerken tökezleyebilir.
- Alanınızı bilmeyen birine on dakikada tezinizi anlattırın; anlamadığı yer, alan dışı üyenin soracağı yerdir.
- En zayıf noktanızı belirleyin ve cevabını önceden yazın. Zayıf noktası olmayan tez yoktur; hazırlıksız yakalanmak tercih meselesidir.
Bu çalışmaya ne kadar süre ayıracağınız ve savunma haftasını takviminize nasıl yerleştireceğiniz ayrı bir konudur; tez takvimi rehberimizde bunu bir iş kalemi olarak planlamayı anlattık. Bulgular tablolarınızın savunmada sorulmayacak kadar temiz olması için ise SPSS sonuçlarını raporlama yazımızdaki kontrol listesini kullanabilirsiniz.
Sunumu nasıl kurmalısınız?
Sunum, savunmanın kendisi değildir; soruların hangi zeminde sorulacağını belirleyen giriş konuşmasıdır. İyi kurulmuş bir sunum, jüriyi sizin güçlü olduğunuz alana çeker.
İşleyen sıra şudur: problem, soru, yöntem, en önemli iki bulgu, sonuç. Literatür taramasına sunumda geniş yer ayırmayın — jüri onu zaten okudu ve orada geçirdiğiniz her dakika, bulgularınızı anlatacağınız zamandan çalar.
İki somut öneri. Birincisi, yöntem slaydınızı gerekçeleriyle birlikte kurun: deseni, örneklem sayısını ve analiz tercihini tek bir slaytta, her birinin yanında bir gerekçe cümlesiyle gösterin. Bu slayt, yöntem sorularının yarısını daha sorulmadan yanıtlar. İkincisi, yedek slayt tutun: ayrıntılı tablolar, varsayım kontrolleri ve anlamsız çıkan analizler ana akışta yer kaplamasın, ama soru geldiğinde birkaç saniyede açılabilsin. Yedek slayta uzanabilen bir aday, hazırlıklı görünür.
Savunmadan sonra ne oluyor?
Savunma sonunda jüri, tezinizi genellikle üç sonuçtan biriyle değerlendirir: kabul, düzeltme veya ret. Uygulamada en yaygın olanı ikincisidir ve bir başarısızlık göstergesi değildir; düzeltme istenmesi, tezin kabul edilebilir bulunduğu ama belirli noktalarda iyileştirilmesi gerektiği anlamına gelir.
Düzeltmeler için tanınan süre ve izlenecek yol enstitünüzün yönergesinde tanımlıdır; sürenin uzunluğu ve yeniden savunma gerekip gerekmediği kurumdan kuruma değişir. Bu yüzden savunmadan çıkar çıkmaz yapmanız gereken tek şey, istenen düzeltmelerin yazılı listesini netleştirmektir. Salonda tuttuğunuz notları aynı gün danışmanınızla karşılaştırın; birkaç gün sonra hangi cümlenin tam olarak ne anlama geldiğini hatırlamak zorlaşır.
Savunmada yapılmaması gerekenler
- Jüriyle tartışmaya girmek. Katılmıyorsanız gerekçenizi sakin biçimde sunun; ısrar etmeyin.
- Sunumu okumak. Slaytları okuyan aday, metnine hâkim görünmez.
- Eleştiriyi savuşturmak. Haklı bir eleştiriyi kabul etmek puan kaybettirmez; kabul etmemek kaybettirir.
- Danışmanınıza sığınmak. “Hocam öyle istedi” cevabı, kararın sahibinin siz olmadığını söyler.
- Süreyi aşmak. Sunum süresi kısıtlıdır; aşan aday, en önemli bulgusunu anlatamadan kesilir.
Cevaplarınız hazır, metin eksikse
Savunmaya hazırlanırken çoğu zaman şu fark edilir: sözlü olarak rahatça açıkladığınız bir gerekçe, tez metninde hiç yazılmamıştır. Bu boşlukları savunmadan önce kapatmak, savunmada tartışmaktan kolaydır. Metne dökmekte zorlanıyorsanız Tesify ile tezinizi yazmaya başlayabilir, gerekçelerinizi akademik dille ifade eden bir taslak üretip üzerinde kendiniz çalışabilirsiniz. Kararlar da savunma da size aittir.
Sık sorulan sorular
Tez savunmasında neler sorulur?
Ağırlıklı olarak yöntem kararlarınız: desen seçimi, örneklem, ölçme aracı, analiz tercihi ve varsayım kontrolleri. Bunun yanında çalışmanın özgün katkısı, en önemli bulgu, literatürle uyum ve sınırlılıklar sorulur.
Savunma ne kadar sürer?
Süre enstitüden enstitüye değişir; sunum genellikle kısa tutulur ve asıl zaman soru-cevaba ayrılır. Kendi enstitünüzün uygulamasını danışmanınıza sorun.
Jüri tezi savunmadan önce okur mu?
Evet, üyelere tez önceden ulaştırılır. Sorular da bu okumadan doğar; bu yüzden metinde bıraktığınız boşluklar sorulara dönüşür.
Sunumda kaç slayt olmalı?
Sabit bir sayı yoktur; ölçüt süredir. Slaytları metin deposu değil, konuşmanızın iskeleti olarak kullanın ve bulguları görsellerle verin.
Cevabını bilmediğim bir soru gelirse ne yapmalıyım?
Bilmediğinizi söyleyin ve nasıl yaklaşacağınızı belirtin. Uydurulmuş bir cevap, kabul edilmiş bir bilgisizlikten çok daha ağır bir kusurdur.
Jüri düzeltme isterse tez reddedilmiş mi olur?
Hayır. Düzeltme istenmesi olağan bir sonuçtur; düzeltmeler belirlenen süre içinde yapılır ve süreç devam eder.
Danışmanım soru sorar mı?
Genellikle evet, ama amacı sizi zorlamak değil güçlü yanınızı öne çıkarmanızı sağlamaktır. Bu soruları fırsat olarak kullanın.
Alan dışı jüri üyesi neden var?
Çalışmanın kendi alanının dışından biri için de anlaşılır ve tutarlı olup olmadığını sınamak için. Bu üye genellikle tanımları ve ölçümü sorar.
Savunmaya kaç gün önce hazırlanmaya başlamalıyım?
Savunma hazırlığını ayrı bir iş kalemi olarak takviminize koymanız gerekir; süre planlamasını tez takvimi rehberimizde ele aldık.
Sunumda bulgularımın tamamını göstermeli miyim?
Hayır. En önemli iki üç bulguya odaklanın; geri kalanı soru gelirse anlatmak üzere yedekte tutun.
Anlamsız çıkan sonuçlar savunmada sorun olur mu?
Doğru raporlandıysa olmaz. Sorun, anlamsız sonucu gizlemek veya “fark yoktur” diye sunmaktır.
Savunmada not tutabilir miyim?
Evet ve tutmalısınız. İstenen düzeltmeleri yazmak, sonrasında hangi değişikliklerin beklendiğini hatırlamanın tek güvenilir yoludur.
Heyecanımı nasıl yönetirim?
Cevapları yüksek sesle çalışmak en etkili yoldur. Metninize hâkim olduğunuzu hissetmek, heyecanı azaltan tek gerçek etkendir.
