Yapılandırılmış mı, Yarı Yapılandırılmış mı? Sosyal Hizmet Tezinde Görüşme Formu Kararı (2026)

Sosyal hizmet tezlerinde nitel veri toplamanın en yaygın aracı görüşmedir, ama “görüşme yapacağım” demek yeterli bir yöntem kararı değildir — yapılandırılmış mı, yarı yapılandırılmış mı, yoksa yapılandırılmamış mı sorusu, hem verinin karşılaştırılabilirliğini hem de katılımcıyla kurduğunuz ilişkiyi belirler. Bu yazı üçünü karşılaştırır, sosyal hizmetin sık çalıştığı kırılgan gruplarla (çocuk, yaşlı, şiddet mağduru, madde bağımlılığı, engelli bireyler) görüşme yaparken değişen ek kaygıları anlatır ve tam bir yarı yapılandırılmış görüşme formu örneği verir. Bu yazı görüşme türü kararını ve alana özgü tasarım kaygılarını ele alır; anket ve görüşme formu yazımının genel mekaniği (madde yazma kuralları, pilot uygulama, form yapısı) için anket ve görüşme formu şablonları rehberimize bakabilirsiniz.

Üç görüşme türü karşılaştırması

Ölçüt Yapılandırılmış Yarı yapılandırılmış Yapılandırılmamış
Soru sırası Sabit, önceden belirlenmiş Esnek, akışa göre değişebilir Yok, tamamen açık uçlu
Sonda (derinleştirici) soru Genellikle yok Var, plana dahildir Doğal akışta kendiliğinden oluşur
Karşılaştırılabilirlik Yüksek — her katılımcıya aynı soru aynı sırayla Orta — ana sorular ortak, sonda soruları değişir Düşük — her görüşme kendine özgüdür
Katılımcı kontrolü Düşük Orta Yüksek
Sosyal hizmette sık kullanım alanı Büyük örneklemli tarama çalışmaları, hizmet memnuniyeti anketine ek Deneyim ve algı araştırmalarının çoğu Yaşam öyküsü, derinlemesine vaka çalışmaları

Sosyal hizmet tezlerinin büyük çoğunluğu yarı yapılandırılmış görüşmeyi tercih eder, çünkü hem katılımcının kendi anlatımına yer açar hem de birden fazla katılımcı arasında tematik karşılaştırma yapılabilmesini sağlar.

Kırılgan gruplarla görüşmede değişen dört unsur

Sosyal hizmet araştırmasının katılımcıları genellikle bir biçimde kırılgandır (çocuk, yaşlı, şiddet mağduru, madde bağımlılığı, engelli, mülteci, evsiz bireyler gibi) ve bu, görüşme formunun tasarımını genel bir sosyal bilim görüşmesinden ayırır:

  • Bilgilendirilmiş onam katmanları. Yetişkin bir katılımcıda tek bir onam formu yeterliyken, reşit olmayan bir katılımcıda hem veli/vasi onamı hem katılımcının kendi “asent”i (basitleştirilmiş, yaşına uygun bir onay) gerekir; bir yasal vasisi olan yetişkin katılımcıda benzer bir çift onam gerekebilir.
  • Travma-bilinçli soru sıralaması. Şiddet, kayıp veya istismar deneyimi olan katılımcılarla görüşmede, en hassas soru asla ilk sorulmaz; görüşme nötr/tanıtıcı sorularla başlar, hassas konuya doğru kademeli ilerler ve olumlu/geleceğe dönük bir soruyla kapanır.
  • Yönlendirme protokolü. Görüşme sırasında katılımcı belirgin bir sıkıntı yaşarsa (ağlama, tetiklenme, kriz belirtisi) ne yapılacağı — görüşmeyi durdurma, ilgili birime (psikolog, sosyal hizmet uzmanı, kriz hattı) yönlendirme — görüşme formunun kendisiyle birlikte, ayrı bir belge olarak önceden hazırlanır.
  • Kurum izni (gatekeeper onayı). Bir kurumda (huzurevi, çocuk evi, kadın sığınma evi, rehabilitasyon merkezi gibi) barınan katılımcılara ulaşmak için önce kurumun kendisinden yazılı izin alınması gerekir; bu izin süreci etik kurul başvurusundan önce veya paralel yürütülebilir ama tez planında mutlaka bir adım olarak yer almalıdır. Etik kurul başvurusunun genel adımları için etik kurul izni rehberimize bakabilirsiniz.
Kırılgan gruplarla görüşmede etik koruma önlemleri
Bu dört unsur, formun kendisinden önce gelen bir hazırlık katmanıdır.

Bu dört unsur, formun kendisinden önce gelen bir hazırlık katmanıdır — sorularınızı yazmadan önce hangi grupla çalıştığınızı ve bu grubun hangi ek koruma önlemi gerektirdiğini netleştirmeniz, formun geri kalanını daha hızlı ve daha sağlam kurmanızı sağlar.

Tam bir görüşme formu örneği: yaşlı bakım hizmeti deneyimi

Aşağıdaki form kurgusaldır — konu: evde bakım hizmeti alan yaşlı bireylerin sosyal hizmet uzmanıyla kurduğu ilişkinin deneyimi. Altı bölümden oluşur.

1. Açılış ve ısınma (nötr): “Bana kendinizden ve şu anki yaşam düzeninizden kısaca bahseder misiniz?” “Evde bakım hizmeti almaya ne zaman ve nasıl karar verildi?”

2. Hizmet süreci (betimleyici): “Sosyal hizmet uzmanınızla ilk tanıştığınız günü hatırlıyor musunuz, nasıl geçti?” “Ziyaretler ne sıklıkla oluyor, bu ziyaretlerde neler konuşuyorsunuz?” Sonda: “Bunu biraz daha açar mısınız?”, “Bir örnek verebilir misiniz?”

3. İlişki algısı (asıl araştırma sorusu): “Sosyal hizmet uzmanınızla kurduğunuz ilişkiyi nasıl tanımlarsınız?” “Kendinizi bu ilişkide ne kadar rahat/güvende hissediyorsunuz?” “Sizi gerçekten dinlendiğinizi hissettiğiniz bir an oldu mu?”

4. Zorluklar (hassas, dikkatli sorulur): “Bu süreçte sizi rahatsız eden veya zorlayan bir durum oldu mu?” Katılımcı isterse atlanabilir, zorlanmaz.

5. Öneriler: “Bu ilişkinin/hizmetin daha iyi olması için ne değişmeli?”

6. Kapanış (olumlu/geleceğe dönük): “Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?” “Görüşme sizde nasıl bir his bıraktı?” Bu son soru, katılımcının görüşmeden nasıl ayrıldığını kontrol etmek için sorulur — sıkıntı belirtisi varsa yönlendirme protokolü devreye girer.

Evde bakım hizmeti alan yaşlı birey ve sosyal hizmet uzmanı ilişkisi
Yaşlı bakım hizmeti örneği, altı bölümlük iskeleti somutlaştırır.

İkinci örnek: madde bağımlılığı danışmanlığında iyileşme deneyimi

Farklı bir kırılgan grupla nasıl değiştiğini görmek için ikinci, kısaltılmış bir örnek: konu ayaktan madde bağımlılığı danışmanlığı alan bireylerin iyileşme sürecinde sosyal hizmet desteğine ilişkin deneyimi. Bu grupta üç ek kaygı öne çıkar: (1) katılımcının halihazırda bir tedavi/danışmanlık ilişkisi içinde olması nedeniyle görüşmenin bu ilişkiyi olumsuz etkilememesi için görüşmeci ile mevcut danışmanın farklı kişiler olması tercih edilir; (2) nüks (relapse) riskine dair sorular yargılayıcı olmayan, tarafsız bir dille kurulmalıdır — “neden tekrar kullandınız” yerine “o dönemde neler yaşandığını anlatır mısınız” gibi; (3) katılımcının o gün kullanım altında olup olmadığını nazikçe değerlendirmek ve gerekirse görüşmeyi başka bir güne ertelemek görüşmeci sorumluluğundadır. Ana sorular aynı altı bölüm iskeletini izler, yalnızca “zorluklar” ve “ilişki algısı” bölümlerinin dili bu gruba göre yeniden kalibre edilir.

Üçüncü örnek: mülteci veya sığınmacı danışanlarla görüşmede ek kaygılar

Sosyal hizmetin çalıştığı bir diğer kırılgan grup, mülteci veya sığınmacı statüsündeki danışanlardır — konu örneği: yerel sosyal hizmet kurumlarından destek alan sığınmacıların bu destekle kurduğu ilişkinin deneyimi. Bu grup, yukarıdaki iki örnekten farklı olarak üç yeni kaygı katmanı ekler:

  • Dil ve tercüman kullanımı. Katılımcı görüşmeyi kendi ana dilinde yapmak isterse, bir tercümanın varlığı görüşmenin dinamiğini değiştirir — katılımcı, tercümanın kendi topluluğundan biri olup olmadığına göre bazı konularda daha az açık davranabilir. Görüşme formunda hangi durumlarda bağımsız (topluluk dışı) bir tercüman tercih edileceği önceden belirtilmelidir, ve tercümanın da bir gizlilik/onam beyanı imzalaması gerekir.
  • Güvensizlik ve kurumsal şüphe. Göç sürecinde resmi kurumlarla yaşanan önceki deneyimler (sınır dışı etme korkusu, önceki başvurularda ret gibi), katılımcının araştırmacıyı da bir “yetkili” olarak algılamasına yol açabilir. Açılış bölümünde araştırmacının kurumdan bağımsız olduğunu ve görüşmenin katılımcının statüsünü hiçbir şekilde etkilemeyeceğini açıkça belirtmek, diğer iki örnekte olduğundan daha uzun ve daha açık bir cümleyle yapılmalıdır.
  • Kültürel çerçeve farkı. “İlişki”, “güven” veya “destek” gibi kavramların katılımcının kendi kültürel bağlamında farklı bir karşılığı olabilir; sorular doğrudan çevrilmeden önce, bu kavramların hedef dilde/kültürde nasıl karşılık bulduğu bir kültürel danışman veya toplum temsilcisiyle pilot aşamasında kontrol edilmelidir.

Bu üçüncü örnek, kırılganlığın tek bir kalıba indirgenemeyeceğini gösterir — her grup, altı bölümlük ortak iskeleti korurken kendi ek katmanını taşır; formu kurarken hangi grupla çalıştığınızı netleştirmek, hangi ek katmanı ekleyeceğinizi de belirler.

Sık yapılan üç hata

  • Hassas soruyu erken sormak. “Şiddete ne zaman maruz kaldınız?” gibi bir soruyu görüşmenin ilk dakikalarında sormak, katılımcının güven kurmadan savunmaya geçmesine yol açar; hassas sorular her zaman ısınma bölümünden sonra gelir.
  • Sonda sorularını önceden yazmamak. Yarı yapılandırılmış formun gücü sonda sorularındadır; “bunu biraz açar mısınız” gibi hazır derinleştirici cümleler olmadan görüşmeci anda doğaçlama yapmak zorunda kalır ve veri yüzeysel kalır.
  • Yönlendirme protokolünü etik kurul dosyasına eklememek. Kırılgan bir grupla çalışırken “katılımcı sıkıntı yaşarsa ne yapılacağı” belgelenmemişse, çoğu etik kurul başvuruyu eksik bulur ve iade eder.

Görüşme verisi nasıl analiz edilir?

Görüşme formu yalnızca veri toplama aracıdır; asıl analiz kayıtların yazıya dökülmesi ve tematik analiz veya içerik analiziyle kodlanmasıyla yapılır. Sosyal hizmet tezlerinde bu analizin güvenirliğini nasıl raporlayacağınız (kodlayıcılar arası tutarlılık, katılımcı teyidi gibi) ayrı bir tartışma konusudur — nitel tezlerde güvenirlik nasıl raporlanıyor yazımızda bu adımları daha derin bulabilirsiniz. Burada önemli olan, görüşme formunuzun her ana sorusunun, analiz aşamasında bir tema başlığına dönüşebilecek kadar net bir odak taşımasıdır — çok geniş bir soru (“hayatınızı anlatın”) kodlaması neredeyse imkânsız, dağınık bir veri üretir.

Görüşme formunuzu nasıl pilot testten geçirirsiniz?

Asıl veri toplamadan önce formu, hedef gruba benzer ama örnekleme dahil olmayan bir veya iki kişiyle deneyin. Pilot görüşmede şunlara bakın: sorular anlaşılıyor mu, bir soru istemeden hassas bir konuyu erken açıyor mu, görüşme ne kadar sürüyor (sosyal hizmet katılımcıları için 45-60 dakika genelde üst sınırdır, yorgunluk/dikkat kaybı erken başlayabilir), sonda soruları gerçekten derinleştirme sağlıyor mu. Pilot sonrası form güncellenir ve bu güncelleme tez metninde kısaca not edilir.

Yüz yüze mi, görüntülü/telefonla mı?

Sosyal hizmet katılımcılarının bir kısmına (hareket kısıtlılığı olan yaşlılar, uzak bölgelerde yaşayanlar, kurumsal ziyaret izni kısıtlı olan gruplar) yüz yüze ulaşmak zor olabilir. Görüntülü görüşme, beden dilini görece korurken erişim maliyetini düşürür; telefon görüşmesi en düşük erişim engeline sahiptir ama beden dilini tamamen kaybeder ve hassas konularda katılımcının duygusal durumunu okumak zorlaşır. Kırılgan gruplarla çalışırken mümkünse yüz yüze veya en azından görüntülü görüşme tercih edilir, çünkü sıkıntı belirtilerini (ses tonu değişimi dışında) yakalamak yönlendirme protokolünün işleyebilmesi için önemlidir. Telefon görüşmesi yalnızca erişimin başka türlü mümkün olmadığı durumlarda ve ek bir dikkat notuyla (görüşmeci sesteki değişime karşı özellikle uyanık olmalı) tercih edilmelidir.

Hangi görüşme türünü seçmeli?

Araştırma sorunuz “X grubu arasında Y konusunda ne kadar farklılık var” gibi karşılaştırmalı bir soruysa ve örnekleminiz büyükse (15’ten fazla), yapılandırılmış veya yarı yapılandırılmış bir form tutarlılık sağlar. Sorunuz “bu deneyim nasıl yaşanıyor” gibi keşif odaklıysa ve küçük, derin bir örneklemle çalışıyorsanız, yarı yapılandırılmış form en dengeli seçimdir — hem karşılaştırılabilir bir omurga taşır hem katılımcının kendine özgü anlatımına yer açar. Yapılandırılmamış görüşme, tek bir kişinin yaşam öyküsünü derinlemesine anlamak istediğiniz özel durumlar dışında sosyal hizmet tezlerinde nadiren tercih edilir — analiz yükü ve karşılaştırılabilirlik kaybı çoğu danışman için fazla risklidir.

Görüşmeci olarak kendi konumunuzu nasıl yönetirsiniz?

Sosyal hizmet araştırmacıları çoğunlukla alanın kendi içinden gelir (staj, gönüllülük, mesleki deneyim) ve bu, hem bir avantaj hem bir dikkat noktasıdır. Avantaj: katılımcıların dilini ve bağlamını bilmek, güven kurmayı kolaylaştırır. Dikkat noktası: aynı aşinalık, katılımcının söylediğini “zaten biliyormuş gibi” tamamlama veya yorumlama riskini taşır. Yöntem bölümünde kısa bir “araştırmacının konumu” paragrafı yazmak — alanla ilişkinizi, bu ilişkinin veriyi nasıl etkileyebileceğini ve bunu nasıl yönettiğinizi (örneğin bir alan günlüğü tutarak) açıklamak — nitel araştırmalarda artan biçimde beklenen bir şeffaflık adımıdır.

Görüşmenin süresi ve ortamı neden önemlidir?

Görüşme yeri, katılımcının kendini ne kadar rahat hissedeceğini doğrudan etkiler. Kurumsal bir ofis, katılımcıda resmi/değerlendirilme hissi uyandırabilir; katılımcının kendi evinde veya nötr, sessiz bir alanda yapılan görüşmeler genellikle daha açık anlatımlar üretir. Görüşme süresi de dikkatle planlanmalıdır: yaşlı katılımcılarda 45 dakikayı, travma öyküsü olan katılımcılarda ise duygusal yorgunluğu önlemek için benzer bir üst sınırı aşmamak, hem veri kalitesini hem katılımcı refahını korur. Görüşme öncesi kısa bir mola/su ihtiyacı sorusu, katılımcının kontrolde hissetmesini sağlayan küçük ama etkili bir adımdır.

Kendi konunuza nasıl uyarlarsınız?

Kendi araştırma sorunuzu alın, altı bölümlük iskeleti (açılış, betimleyici, asıl soru, hassas, öneri, kapanış) kendi konunuza uyarlayın, her ana soru için en az bir sonda sorusu yazın, kırılgan bir grupla çalışıyorsanız yönlendirme protokolünü ayrı bir belge olarak hazırlayın ve pilot testten geçirin. Tesify ile görüşme formunuzu bu altı bölüm iskeletiyle yapılandırabilirsiniz — bölüm sırası hazır gelir, sorularınız ve konunuz sizin kalır.

Sık sorulan sorular

Görüşmeyi ses kaydına almalı mıyım?

Mümkünse evet — kelimesi kelimesine analiz için gereklidir, ancak katılımcının açık onamı şarttır ve kayıt istemezse not tutma alternatifi sunulmalıdır.

Kaç katılımcı ile görüşmem yeterli?

Sabit bir sayı yoktur; çoğu nitel sosyal hizmet tezi 8-15 katılımcı arasında veri doygunluğuna (yeni görüşmelerin yeni tema getirmemesi) ulaşır.

Görüşme sırasında katılımcı ağlarsa ne yapmalıyım?

Görüşmeyi durdurup katılımcıya devam edip etmek istemediğini sorun, isterse mola verin veya sonlandırın; yönlendirme protokolünüzde belirttiğiniz ilgili birime yönlendirmeyi unutmayın.

Yapılandırılmış ve yarı yapılandırılmış formu aynı araştırmada birlikte kullanabilir miyim?

Nadiren ve gerekçeyle mümkündür — örneğin önce yapılandırılmış bir tarama, ardından seçilen birkaç katılımcıyla yarı yapılandırılmış derinleştirme. Bu, karma bir tasarım sayılır ve yöntem bölümünde ayrıca gerekçelendirilmelidir.

Çocukla doğrudan görüşme yapmak yerine veliyle mi görüşmeliyim?

Araştırma sorunuza bağlıdır; çocuğun kendi deneyimini anlamak istiyorsanız (yaşına uygun, basitleştirilmiş bir formla) çocukla görüşmek daha doğrudur, ancak bu her zaman ek etik onay ve özel eğitim/deneyim gerektirir — danışmanınızla mutlaka değerlendirin.

Görüşme formu ile anket formu arasındaki fark ne?

Anket formu kapalı uçlu, önceden kodlanmış seçeneklerle sayısal veri toplar; görüşme formu açık uçlu sorularla katılımcının kendi kelimeleriyle anlattığı nitel veri toplar. İkisinin madde yazma mantığı da farklıdır.

Görüşmeyi Türkçe dışında bir dilde yapmam gerekirse ne olur?

Çeviri ve geri çeviri sürecini (formun önce hedef dile, sonra kontrol için tekrar Türkçeye çevrilmesi) yöntem bölümünde belirtin; mümkünse görüşmeyi katılımcının ana dilini konuşan bir görüşmeci yapsın.

Sonda sorularını görüşme formunda mı, ayrı bir kılavuzda mı tutmalıyım?

Her ikisi de kabul görür; çoğu tez, ana soruların altına küçük punto ile olası sonda sorularını ekler, böylece görüşmeci tek bir belgeye bakar.

Amaç ve önem bölümünde görüşme formundan nasıl bahsetmeliyim?

Amaç bölümünde yöntemin ayrıntısına girmeden yalnızca “yarı yapılandırılmış görüşme yoluyla” gibi kısa bir ibare yeterlidir; formun tam içeriği yöntem bölümünde ve ekte yer alır. Amaç ve önem bölümünün alana özgü örnekleri için sosyal hizmet tezinde amaç ve önem rehberimize bakabilirsiniz.

Görüşmeci olarak kendim mi yapmalıyım, yoksa başka biri mi yapmalı?

Çoğu lisansüstü tezde görüşmeleri araştırmacının kendisi yapması beklenir; ancak katılımcıyla önceden mesleki bir ilişkiniz varsa (örneğin kendi vakanız), çıkar çatışması riski nedeniyle başka bir görüşmeci kullanmanız veya bu ilişkiyi yöntem bölümünde açıkça beyan etmeniz gerekir.

Görüşme notlarımı katılımcıyla paylaşmalı mıyım?

Bazı nitel gelenekler (özellikle katılımcı teyidi/member checking uygulayan çalışmalarda) deşifre edilmiş metni veya çıkarılan temaları katılımcıyla paylaşıp onayını almayı önerir; bu isteğe bağlıdır ama güvenirliği güçlendiren bir adımdır.